"Hayallerin başkanıyım"
İsmi Beşiktaş'ımızda başkanlık için anılan ancak kongre öncesinde adaylığını açıklamayan İbrahim Altınsay seçimlerle ilgili açıklamalarda bulundu.
Kaynak : Radikal

Kongre sürecinde adı başkan adayları arasında geçen ve hatta bunun için kolları sıvayan ancak Fikret Orman’ın aday olmasından sonra bu girişimden vazgeçen İbrahim Altınsay ile Beşiktaş’ı konuştuk.
Beşiktaş’ın 2004’te bir yol ayrımına geldiğini belirten Altınsay, tercihin ‘çetin ama sonu aydınlık olan yoldan’ değil, ‘düz fakat bataklık’ olandan yana kullanıldığını söylüyor.
Kulübün ciddi bir kriz yönetimine ihtiyacı olduğunun altını çizen Altınsay, başkanlığı kazanma şansı yüksek olan Orman yönetiminin başarılı olabilmesi için yüzde yüz bir uyum içinde olması gerektini kaydediyor. Kendisini başkan görmek isteyenlerin çok olduğunu ancak bunların da bir çoğunun kongre üyesi bile olmadığını belirten Altınsay, “Gönüllerin diyorlar ama ben hayallerin başkanıyım” diyor. Mülakatın gerisini soru-cevap şeklinde sürdürelim.
Demirören Beşiktaş koltuğunu bırakıp kaçtı mı yoksa devlet TFF görevi mi verdi?
Bence ikisi de. Beşiktaş, iflas noktasına geldi. Başkanlar sınırsız sorumsuz konumdalar. İşte, “Ben ayrıldım” diyerek gidiyorlar. Son mali ve idari genel kurulda Beşiktaşlılar bir irade gösterdi. En azından idari açıdan oylar eşit çıktı ve bu da Dernekler Kanunu’na göre ‘ibra olmadı’ demektir. Son 5 seçimde TFF başkanları atamayla geliyor!. Son seçimde göstermelik seçimi de yapmadılar. Atandığınızda da “Hayır” deme şansınız yok. Devlete yakın olmanın avantajları vardır kim bilir.
Mali ve sportif açıdan mükemmel görünen Beşiktaş’ta 2004’te her şeyin tepe taklak olmasının nedeni neydi?
Geçmişten değerleri alırsın ama tekrar ederek bir yere varamazsın. Ulaştığın her noktada ikilemler oluşuyor. O ikilemlerde ciddi düşünüp doğru kararlar vermelisiniz. Semt kulübü özelliğini koruyup dünya kulübü olmaktı bu da Beşiktaş için. Fakat 100. yıl şampiyonluğundan sonra başarı şımarıklığı yaşandı. Paylaşıma kavgası Beşiktaş’ta kontağı kapattı. Ocak 2004’te aday olmadım çünkü futbol şubesi iyi yönetilmiyordu. Kulübün sosyal yapısıyla oynanıyordu. Ondan sonra çatallı bir yol çıktı Beşiktaş’ın önüne ve kolay olana girildi. Bu neydi? Demirören yönetimi... Kulüp parayı verip kendine ikbal yaratmak isteyen zenginlerin oyuncağı haline geldi. Birinci yol düz gözüküyor fakat bataklık. Öbür yol ise çetin ve tehlikelerle dolu. Ancak sonunda bir aydınlık gözüküyor. Çünkü Beşiktaş’ın semt takımı özelliklerini koruyarak dünya kulübü olmasının dışında önünde başka seçenek yok. Paralı kulüp olmaya gerek yok, zaten orada Fenerbahçe ve Galatasaray var. Semt takımı demek, o semtte olmak değil. Kutupta da, çölde de aynı duyguyu hissetmektir. Beşiktaş’ın hangi kümede olduğu önemli değil. Ben formamı giyip Yeni Açık’ta oturup çocuklarla o günü geçireyim yeter. Beşiktaş’ın en büyük talihsizliğinden biri 2004’te diğeri de 2007’deki tek adaylı kongrelerdi.
Beşiktaş’ı şike davasına muhatap eden bir kişi nasıl oluyor başkan olarak görülmek isteniyor peki?
Demirören, Serdal Adalı’yı yalnız bırakmasaydı; hatta üzerinde soru işareti bırakmasaydı o da ikinci başkan olarak mali kongrede sorumluluğu taşıyacaktı. Adalı “25 milyon euro vereceğim” diyerek gündeme geldi. Demirören de 2004’te aynı şeyi söyledi ve seçildi. Sonra borç 700 milyonu buldu. Paralı başkanla kulüp kurtulacak olsa Demirören’den daha iyi para veren yok!
Birçok kimse sizin de aday olmanızı bekledi. Neden aday olmadınız?
Bazı arkadaşlarla Adalı’ya karşı aday olma kararlılığındaydık. 12 Mart’ta Adalı geri çekildi. Yalçın Karadeniz ve Fikret Orman çıktı… Bölücü konumuna düşmemek ve Orman’ın yolunu kapatmamak için biz çekildik.
Fikret Orman da sizi çok istedi. Listesine niye girmediniz?
Program ve listesinin oluşumuna aktif katılmadığım bir yönetimde olmayı uygun görmedim. Karşıdan da böyle bir yaklaşım hissetmedim. Futbolun sorumlusu olmam istendi ama futbol, bir kulüp yönetiminde en son halkadır. Futbolla ilgili vereceğiniz bir karar farklı yönetim anlayışlarına göre farklı sonuçlar verir. Ayrıca listesinde olsunlar olmasınlar, Orman’ın çevresinde, birlikte mücadele veremeyeceğim isimler olduğunu son anda öğrendim. Aynı listede kader birliği yaptıklarım da var. Başarılı olmalarını gönülden diliyorum. Kulübü yere çakılmaktan kurtarsalar bile mucizevi bir iş başarmış olacaklar.
Bir sonraki kongrede başkanlığa aday olacak mısınız?
Şimdiden bilinmez ki... Bana beş kişi “Başkan ol diyor” ama dördü kongre üyesi değil. Bunların ikisi de kongre üyeliğini teslimiyet olarak görüyor! Mesela Feridun Düzağaç… “Ben o taraftar kimliğimi kaybetmek istemiyorum” diyor... E bana niye aday ol diyorsun o zaman (gülüyor). ‘Gönüllerin başkanı’ diyorlar ama aslında ben hayallerin başkanıyım. Ömür boyu da ‘hayallerin başkanı’ kalacağız bu gidişle.
Şike davasına baktığınızda Beşiktaş’a dair kanaatiniz nedir? Beşiktaş şike yapmış mı?
Anlaşılıyor ki, kulübün izni alınmadan sözleşmesi süren bir futbolcuya transfer teklifi yapılmış. Bir acemilik yapılmış. Ek klasörlere bakıldığında İbrahim Akın ve İskender Alın’ın transferi için İstanbul BB Başkanı ile görüşüldüğü de görünüyor gerçi. Asıl sorun Demirören’in Savcılık ifadesinde “Transferden benim haberim yok” demesi. Hadi yok diyelim ama “Transfer bitseydi de kesinlikle almazdım” diyor ısrarla. Bunu başkan diyor, transfer görüşmesini yapan ise ikinci başkan... Orada “Haberim vardı zaten öbür kulübün başkanıyla da görüştük” dese soruşturma bile açılmayacak bence. Bende maçı bağlamak için bu transferin gerçekleştirilmek istendiği kanaati oluşmadı açıkçası. Ama ne olursa olsun Beşiktaş böyle bir soruşturmanının içine konuldu. Benim dengem bozuldu mesela. Nesnelliğimi kaybettim. Lig maçlarını TV’de görünce sıkıntı basıyor. Kirlilik devam ediyormuş hissine kapılıyorum hep. Futbolla ilgilenirken sanki kirli bir şeyle ilgileniyormuşum da kirlilik bana da bulaşacakmış kuruntusu içindeyim. Toplumun önemli bir kesimi futbolu bir pislik alanı olarak görüyor.
Bu derin krizden çıkması için Beşiktaş nasıl bir reçete uygulamalı?
Benim için önemli dört kriter var: Bir, geçmişin hesabını sormak. Geçmişin hesabı iyice derinden sorulmalı. Sorulmalı ki “Para veririm, istediğimi yaparım, sonra da alacak senetlerimi cebime koyar giderim” diyecek olanlar Beşiktaş adını değil, ‘B’sini bile ağızlarına alamasın. İki, genel kurul kapılarını gerçek taraftara açacak, yönetimleri hesap verir ve dönemlerinde artacak zarardan sorumlu kılacak tüzük değişikliklerini yapmak. Üç, kulübü futboldaki çürümeye karşı bir temizlik ve şeffaflık örneği haline getirerek yine herkesin sempatiyle baktığı sosyal bir organizmaya dönüştürmek. Dört, kimsinin bir kuruşuna, icazet ve vesayetine ihtiyaç duymayacak şekilde kulübü kendi gücü ve varlıklarına dayanarak hasta yatağından kaldırmak.Karakartal mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
İlgili Haberler
Adaletsiz Carlos (Futbol)
Suskun kongre (Futbol)
Quaresma ve Çetesi borcunu ödemeli (Futbol)
Devrimci Simao (Futbol)
Travma mevsimi (Futbol)
Ernst'ten veda açıklaması (Futbol)
Çılgın adam Beşiktaş'a mı geliyor? (Futbol)
Yolcular belli oluyor (Futbol)
Şirket yönetiminde istifa! (Futbol)
Tutulmuyorlar (Diğer Sporlar)
Beşiktaş başkanını seçiyor (Futbol)
Hazırlıklar başladı (Futbol)
Hilbert'i delirttiler (Futbol)
"Hayallerin başkanıyım" (Futbol)
Deriş'ten stat hamlesi (Futbol)
En çok okunan haberler
AVRUPA'DAN FUTBOL

Lyon, deplasmanda ağır yaralı!

Bayer Leverkusen, sahasında hata yapmadı

Dean Huijsen için transfer açıklaması!

Ancelotti'den 'Brezilya' iddiasına cevap!

Emiliano Martinez: "Hayatımda böylesini yaşamadım"

Daniel Alves'e beraat çıktı!

Ancelotti, Brezilya iddialarını yalanladı!

Barcelona, erteleme maçında Osasuna'yı rahat geçti

Antony: "Manchester United'da çok kötü şeyler yaşadım"

Marsilya, Pogba'ya açık kapı bıraktı!

Dani Carvajal: "Real Madrid asla pes etmez"
En çok yorumlanan haberler